DOLAR
36,46
0,04%
DOLAR
EURO
38,27
-0,24%
EURO
GRAM ALTIN
3417,96
0,15%
GRAM ALTIN
BIST 100
9573,21
1,29%
BIST 100
USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

“Sağlıklı borç yapısıyla yatırım iştahımız arttı”

Perakende, gıda ve atıştırmalık alanında 14 milyar dolar cirolu bir deve dönüşen Yıldız Holding, bu yıl 13 milyar TL yatırım öngörüyor. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, grubun sağlıklı bir borç yapısına ulaştığını ve yatırım iştahının arttığını söylüyor.

26 Şubat 2025 | 19:07
“Sağlıklı borç yapısıyla yatırım iştahımız arttı”

Son yıllarda gerçekleştirdiği satın alma, birleşme ve satış kararlarıyla dikkatleri üzerine çeken Yıldız Holding, bu yıl 13 milyar TL’lik yatırım planlıyor. Türkiye’de 6,5 milyar dolar olan borçluluk oranını 950 milyon dolara indirmeyi başaran grup, yeni yatırımlarını mevcut tesislerde yenileme ve gıdada yeni girişimlere için planlıyor.

Ekonomist’in 16 Şubat - 1 Mart 2025 tarihli sayısından

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, grubun sağlıklı bir borç yapısına geldiğini ve daha emin bir duruş sergileyerek yatırım iştahının arttığını söylüyor. Marina gibi grubun odağının dışında kalan alanlarda ise satış serüveninin süreceğini aktaran Ali Ülker, kurumsallaşma adına yönetim kurulunda da önemli yenilikleri devreye alacaklarını söylüyor. Ülker ailesinin yönetim kurulundaki ağırlığını profesyonellere bırakacağını belirten Ali Ülker, yönetim kurulunda yapay zekaya da yer açacaklarını kaydediyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olarak son dört yıldır holdingin başkanlık görevini yürüten Ali Ülker ile grubun yeni dönem hedeflerini konuştuk.

Holding açısından 2024 yılı özetle nasıl geçti? Grubun 2024 yılı büyüklüğü hangi noktaya geldi?
2024 gerek ülkemizde gerek ise dünyada çokça mali belirsizliğin olduğu bir yıl olurken, grup olarak zor bir dönemi başarılıyla kapattık. 2024 yılı itibarıyla konsolide brüt ciro tutarımız yaklaşık olarak yaklaşık 14 milyar dolara ulaşmış olup, kârlılık noktasındaki bütçe gerçekleşmelerimizin ise büyümemizi destekler nitelikte oluğunu görüyoruz. Grup olarak son 10 yılda gıda ile atıştırmalık dışındaki alanlardan yavaş yavaş çıkarak odaklanmaya gittik. 2016’da pladis kurulunca atıştırmalık tek bir çatı altında toplanmış oldu. Perakende işinde de ŞOK’lar 11 bin mağazaya yaklaştı. 103 ülkeden 82 bin çalışanla yolumuza devam ediyoruz. 2020 yılında grup cirosu 10 milyar dolardı, 2024 yılında ise 14 milyar dolara ulaştık. Dolar bazlı yüzde 40 civarında bir büyüme söz konusu. Burada tabii atıştırmalık kategorisini pladis çatısında toparlayıp odaklanmaya gitmemizin büyük bir etkisi var. Odaklanmanın asıl temel unsurlarından biri de Gözde’nin altında satışa çıkardığımız şirketler oldu. Başarılı çıkışlar yaptık diyebilirim.

Holding 2025 yılına hangi hedeflerle girdi?
2025 yılı sıkı para politikasının devam edeceği ve bizlerin de bu süreçte dikkatli büyümeyi hedeflediğimiz bir yıl, ana iş kollarımız olan perakende, atıştırmalık ve gıda işlerimizde enflasyon üzeri büyüme rakamları ve güçlü kârlılık rakamları bütçelendi. 2025 yılında da Türkiye’yi daha güçlü bir üretim ve ihracat merkezi haline getirme önceliğimizle, yurt dışı pazarlarda da sürdürülebilir büyümeye devam etmeyi amaçlıyoruz.

Bu süreçte içecek, matbaa gibi farklı iş kollarından çıktınız. Bu satışlar borçların bir kısmını kapatmaya yardım etti. Peki şu an borçluluk oranı nereye geldi?
2018 yılında holdingin finansal yapısına bakıldığında borçluluğumuz sendikasyon kredisi özelinde 5 milyar dolar olarak paylaşılmıştı. Bu korkutucu gelebilir ama biz emindik, bunun karşılığının olduğunu biliyorduk. Yıldız Holding’in globaldeki borçluluk oranı bugün 2-2,5 Net Borç/EBITDA çarpan aralığına indi. Türkiye’deki borcumuz 6,5 milyar dolardı. Bunun 5 milyar doları sendikasyon kapsamındaydı. Türkiye’deki toplam borcumuz da şu anda 950 milyon dolar civarına indi. Dolayısıyla sağlıklı bir borç yapısına gelindi. Yıldız Holding bugün daha emin bir duruş sergiliyor. Yatırım iştahımız arttı. İlk etapta pladis’in kendi yatırım stratejisi var. Yeni coğrafyalar konusunda arayışlar söz konusu. Türkiye içinse ülke ekonomisinde yavaştan bir büyüme söz konusu. Grup olarak ilk etapta yeni bir alana yatırım şu an hedeflediğimiz stratejinin dışında. Organik büyüme öngörüyoruz. AR-GE, inovasyon ve yatırımla büyüyeceğiz. Gıda ve atıştırmalık alanda yeni çeşitler ve mevcut tesislerimizde yeni hatlarla büyümeyi planlıyoruz. Gıda tarafında Kerevitaş ile dondurulmuş gıda alanında yeni girişimlerimiz olacak. Bisküvi ve çikolatada ise kapasiteye yönelik yatırımlarımız sürüyor.

Kerevitaş’ta nasıl bir yatırım gündemi olacak?
Gıda alanında Türkiye’nin bölgede şanslı olduğunu düşünüyoruz. Kerevitaş ile yurt dışında yakın coğrafyalara yatırım yapmayı istiyoruz. Türkiye tarım sektörünün emeğini işleyip, katma değerli hale getirerek donuk ürünler şeklinde yurt dışına satabileceğimize inanıyoruz. Yurt dışında üretim konusunda Kerevitaş’ın önümüzdeki yıllarda adım atacağını net söyleyebilirim.

2025 yılı enflasyon tahmininde yeni beklenti yüzde 24. Zorlu bir yıl olması beklenen 2025 yılı için sizin öngörünüz nedir?
Türkiye Covid süreci ve deprem sonrası ciddi yükün altına girdi ve ciddi etkilendi. Fedakarlığı şu an her kesim ödüyor. Gelecekle ilgili biraz daha pozitif düşünmeliyiz. Toplumun moralinin iyi olması, gelirin ihtiyacı karşılayacak oranda olması önemli. Türkiye’de asgari ücret düşük. Alım gücü bakımından istenen seviyede değil. Bizim de yaklaşık 50 bin çalışanımızın olduğu perakende sektöründe gönül istiyor ki daha yüksek oranlarla iş imkanı sunalım ama şartlar buna pek fırsat vermiyor. Türkiye bu konuda elbette rekabetçiliğini de kaybetmemeli. Fakat diğer taraftan katma değerli üretim ve ihracatla ekonomik refaha ulaşarak bunu topluma yayması gerekiyor. Sosyal adalet ve dengeyi sağlamak önemli. Biz de direkt ücretlerle olmasa da yan haklar ve ek ödemelerle çalışanlarımızın ücretlerini perakende de belli bir seviyeye getirmeye çalışıyoruz. Üretimde ise iyi bir ücret skalasına ulaştık. Türkiye’nin birlikte üreterek, katma değerli üretim ve ihracatla dünyada hak ettiği yere ulaşıp daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.

Toplam ciro içerisinde yurt dışının payı ne oldu?
Yurt dışı gelirlerimizin payı yüzde 40 civarında.

Borç serisini dengelemek ve odaklanmak bakımından belli şirketleri sattınız. Önümüzdeki dönemde çıkacağınız işler olacak mı?
Tabii, mesela Ak Gıda’nın beş tane fabrikası vardı sattığımız dönemde. İyi bir ciroya ulaşmıştı ve kârlıydı. Türkiye Finans’ta mesela bankacılık sektörü ilgi alanımızın dışında kalıyordu. Bu işlerden çıktık ve mutluyuz. Şu anda bildiğimiz, keyif duyduğumuz işleri yapıyoruz. Halihazırda bizim Marintürk markasıyla yer aldığımız marinalarımız satılık. Bu işlerden zamanla çıkmayı istiyoruz. İlgililerle görüşmelerimiz sürüyor. Yine Gözde altındaki bazı iştiraklerimiz satılık durumda.

2025 yılında ne kadarlık bir yatırım öngörünüz var, hangi alanlara odaklanacaksınız?
2025 yılında ana iş kollarımız üzerindeki odağımız devam edecek. Bu kapsamda 2025 yılında bütçelenen yatırım rakamımız yaklaşık 13 milyar TL mertebesinde olması öngörülüyor. Mevcut fabrikalarımız yeterli fakat yenileme, yeni hat ekleme ve yeni ürün gibi yatırımlar olabilir. Organik büyümeyi destekleyecek yatırımlar planlıyoruz. Neticede daha yüksek kapasiteli, daha verimli hatlarla üretim yaptığımız zaman üretim maliyetlerimizi de aşağıya çekebiliyoruz.

Holding büyüme yolculuğuna hangi alanlarda devam edecek? Gelecek üç yıllık vizyon nedir?
Önümüzdeki üç yıllık süreç, finansal istikrarı korumak ve büyümeyi sürdürmek adına kârlılık, likidite gibi unsurlara odaklandığımız bir dönem olacak. Atıştırmalık kategorilerinde ise global olarak büyüme hedefimizi koruyoruz.

Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde dört yıl bitti. Geçen süreye baktığınızda kendinize koyduğunuz hedeflerinize ulaşabildiniz mi?
Hedeflerime tam ulaşamadım. Neden derseniz göreve geldiğimin ikinci haftasında Covid ile kapanmalar başladı. Sonrasında Türkiye’de buna odaklanmak durumunda kaldık. Ama bu arada güzel işleri de gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. En önemlisi ‘invest in your people’ yani insanlarımıza yatırım yapmak. Bu dönemde pladis kuruldu, Türkiye’deki şirketlerimizde dediğim gibi kadınların yolunu açan bir yapı oluştu. Yine bu dönemde çalışan memnuniyetine çok önem verdik. Yıldız Holding’in değerlerini farklılaştırdık. Zaten bizi biz yapan değerler; üretimde bir numara olmak, kalitede öncü olmak, müşteri memnuniyetini her zaman ön plana koymaktır. Bunlar zaten bizi biz yapan unsurlar. Fakat genç çalışanların beklentileri biraz daha farklı. Onlar şirketin daha şeffaf olmasını istiyorlar. Mesela şeffaflık bizim şimdi temel değerlerimizden bir tanesi haline geldi. Biz bu işi yapıyoruz ama ne amaçla yapıyoruz. Topluma nasıl değer yaratıyoruz. Tabii bunlar bilinenler ama bir de bilinmeyen unsurlar var. Hissedarlardan Ülker ailesi çok geniş bir aile değil. 26 kişiden oluşuyor. 18 kişi 15 yaş üstü. 15 yaş üstü aile bireyleri bir araya geldik. Bir danışman kullanarak bir çalışma yaptık. Ailenin temel prensiplerini belirledik.

Hangi kararları aldınız?
İş ve aile ile ilgili etkileşim ve dengeleri tespit ettik. Aile üyeleri nasıl çalışacak, genç üyeler nasıl işe girer? gibi konuları konuştuk. Kurumsallaşma adımlarını güçlendirmek üzere ailede bireysel hisse sahibi kimse kalmadı. Hepsi şirket haline dönüştü. Özellikle Murat Bey tarafında bu çok önemliydi. Kökler Holding Yıldız’da bugün yüzde 57’yi yani, çoğunluğu temsil ediyor. Kökler kendi içinde bazı meseleleri tartışabilir ama genel kurula geldiği zaman tek bir Kökler temsilcisi var. Şimdi ise uzun vadede yönetimde ailenin etkisini azaltmak üzerine çalışıyoruz. Profesyonellerle aile arasında da bir köprü oluşturmak istiyoruz. Yönetim kurulunda dört tane yabancı bağımsız üyeyi kapsayacak bir oluşum üzerinde çalışıyoruz. Yıldız Holding yönetim kurulu aile üyeleri ve içerideki profesyonellerden oluşuyor. Yeni kurgu da dört tane bağımsız üyelerden oluşacak. Yönetim kurulu başkanlığına ben devam edeceğim. Yanıma da aileden Yahya Ülker geliyor. Ana stratejinin oluşturulması konusunda yönetim kurulu önemli bir rol oynayacak. Profesyonel ataması yönetim kurulu tarafından yapılacak. Murat Ülker ise artık biraz daha yukarıdan bakacak, yönetim kurulundan bağımsız olarak çalışacak. Ama temel kurallarda son onaylayıcı Murat Bey olacak.

Yönetimsel anlamda bayağı bir yenilik olacak. Ne zaman devreye girecek bu yeni adımlar?
Bu yıl hayata geçireceğiz. Bunun amacı kurumsal bir yapı içerisinde işleri geleceğe daha rahat ve kolay taşıyabilmek. Aile tamamen yönetimden çıkmayacak tabii. Yahya Bey’in mesela farklı sorumlulukları var şirketlerin içerisinde, onlara devam edecek. Benim operasyonel sorumluluklarım yok. Ama desteklediğim projeler, çalışmalar var.

Yönetim kurulunda bir sandalye de yapay zekaya
“Şu an yapay zekanın yönetim kurulunda yer alması ile ilgili çalışmalarım var. Yapay zekayı yönetim kurulunda nasıl kullanabiliriz diye çalışıyorum. İlk etapta toplantı kayıt ve notları var. Bir kısmı karar, bir kısmı toplantı notu olarak yayınlanıyor. Bunların takibi için yapay zekayı kullanabilmek üzere çalışıyoruz. Sunumları yükleyebilirsiniz, tutarsızlıkları veya sorulması gereken soruları yapay zeka size çıkarabilir. Kriz yönetiminde de yapay zeka değerlendirilebilir. Şu an masaya bir sanal yönetim kurulu üyesi de koyabilir miyiz, tartışmaları onun üzerinden yapabilir miyiz, farklı görüşler ve perspektifler ortaya koyabilir mi konusunu değerlendiriyoruz. Normal bir yönetim kurulu üyesinden çok daha fazla donanımı olacağı için bilgi boyutunda kafa karıştırabilir. Daha radikal önerilerle gelebilir. Temsilci olarak orada oturmasa da bir fikir ortaya atması çok güzel olabilir.”

“Hissedarlardan Ülker ailesi çok geniş bir aile değil. 26 kişiden oluşuyor. 18 kişi 15 yaş üstü. 15 yaş üstü aile bireyleri bir araya geldik. Bir danışman kullanarak bir çalışma yaptık. Ailenin temel prensiplerini belirledik.”

“Dört ayda 3 bin ton Dubai çikolatası sattık”
“Dubai çikolatası müthiş bir ilgi gördü. Biz de dört ayda 3 bin ton sattık. Özellikle gençlerin çok ilgisini çekti ve bir akım oluşturdu. Her firmaya keşke nasip olsa ama 80 yıl boyunca piyasada olabilmek, istikrarı devam ettirebilmek, tadı lezzeti muhafaza edebilmek bu trendleri oluşturmak veya takip etmekle ilgili. Biz maliyet odaklı gittiğimiz için piyasada 400-600 TL mertebesinde satılan Dubai çikolatasını Ülker olarak 75 TL ile satışa çıktık.”

0


  • ALTIN GRAM - TL 3417,96 0,15%
  • ALTIN ONS 2915,98 0,11%
  • BIST 100 9573,21 1,29%
  • DOLAR/JAPON YENI 148,967 0,01%
  • DOLAR/KANADA DOLARI 1,4336 0,16244%
  • DOLAR/RUS RUBLESI 86,825 0,4893%
  • DOLAR/TURK LIRASI 36,4589 0,0424%
  • EURO/DOLAR 1,0488 -0,2663%
  • EURO/TURK LIRASI 38,2729 -0,2405%
  • STERLIN/DOLAR 1,26791 0,06708%
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL